FİKRET ALBAYRAK, ‘SOL’ AYAĞINI SADECE YÜRÜMEK İÇİN KULLANIR
Rüzgâr eken, fırtına biçer derler, seçim için sayılı gün kalınca fırtınayı biçmek Okan Yanmaz’a kalmış gibi gözüküyor, biçebilme ihtimali de çok zayıf.
Ciddiye almadığı, ayak bağı olarak gördüğü ve de oylarını çanta da keklik olarak gördüğü MHP tabanından bir grup Fikret Albayrak ile ittifak yaparak, saha da MHP tabanından Fikret Albayrak’a oy toplayabilmek hızlı çalışmalara imza atmaya başlamışlar.
Yani Okan Yanmaz’a çalımı basıp, Fikret Albayrak’a gol pası uzatmışlar.
Her şeyi para ve rant dağıtımı ile çözebileceğini düşünen Okan Yanmaz’ın bunu hak ettiği yönünde kanaatimi daha önce belirtmiştim.
Ülkücü ve MHP’li ayrımı yaparak yapmıştım bu değerlendirmeyi, Okan Yanmaz aleyhine çalışanların ne kadarının Ülkücü olduğunu ne kadarının ise sadece MHP’li olduğunu tartacak kadar bilgi sahibi de değilim.
1500 civarında olduğu var sayılan MHP/Ülkücü oylarının ne kadarının Fikret Albayrak’a gideceği de son günlerdeki saha çalışmalarında belli olacaktır.
Bu küskünlerin oylarının büyükçe bir kısmının İyi Partiye gideceğini var saymıştım, pek giden yok anlaşıldığı kadarı ile.
Niçin Fikret Albayrak’a gidiyor bu küskünlerin oyları?
Aslında Fikret Albayrak’ın seçim kampanyasındaki tutumunu analiz edersek bu sorunun cevabını bulabiliriz.
Fikret Albayrak kendisini alabildiğince “sağ”da konuşlandırdı.
Belki de kendisini “sağcı” olarak değerlendirmiş olmam tam olarak işine gelen bir şeydi.
Belediye başkanlığını kazanabilmenin anahtarının her yönüyle sağda konuşlanmak üzerine kurmuş olduğunun tespiti, son yaptığı ittifaktan sonra apaçık bir şekilde ortaya çıkmış oldu.
MHP’nin CHP’nin 1944 yılında dışlanan bir fraksiyonu olduğu ile alakalı tezi her zaman doğru bulmuşumdur.
Fikret Albayrak’ın stratejisinin de bu dışlanan fraksiyona her yönüyle teslim olmak üzerine gerçekleştiğini söyleyebiliriz.
Emekten ve emekçiden yana ve de sendikalaşmadan yana hiçbir kelamının olmaması bu 1944’de dışlanan fraksiyon ile iş birliğinin bir neticesi olarak bakılmalı.
Peki Akçakoca CHP’de kendini “sol” ya da “sosyal demokrat” sayanlar ne olacak?
Hiçbir şey olmayacaktır.
Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı/yılgınlığı, Fikret Albayrak’ın Akçakoca’da CHP’yi çekebildiği kadar “sağ”a çekmesine karşı sesini çıkaramayacaktır. Seçimi kazandıkları takdirde bu galibiyetle avunacaklardır.
Eğer seçim kaybedilirse de Fikret Albayrak’ın öncülüğünde Tuğrul Abanoz’un kellesi mutlaka alınacaktır. Bu kelle alma operasyonu aynı zamanda partinin niçin bu kadar “sağ”a çekildiği tartışmaları sönümlendirmek için kullanılacaktır.
Ekrem İmamoğlu’nun CHP Afyon Belediye Başkanı adayı Burcu Köksal’da eleştirdiği şeyler Akçakoca’da fazlasıyla tezahür ediyor.
Arada ki tek fark, Fikret Albayrak’ın dilini tutabilmesi.
Burcu Köksal’ın eleştirdiği yerden yere vurduğu DEM Partinin Akçakoca’daki sempatizanlarının büyükçe bir bölümünün de Fikret Albayrak’ı destekliyor olması da ayrı bir muamma.
Yazının başına dönecek olursak:
Fikret Albayrak kendisine atılan gol pasına kesinlikle “sağ” ayağı ile abanabildiği kadar abanacaktır.
“Sol” ayağını artık sadece yürümek için kullanacaktır bundan sonra. (!)
Fikret Albayrak tarafından bu kadar “sağ”a çekilen hatta sağcılaştırılan Akçakoca CHP’de aykırı bir ses çıkmıyor olmasına söyleyecek söz bulabilmek de zor.
Gelişmelere iyi tarafından bakacak olursak, Akçakoca CHP’nin ve Fikret Albayrak’ın belediye başkanlığını kazanabilmek uğruna sol ve solculuktan tamamen arınmış olması kazansa da kaybetse de hayırlara vesile olabilir.
Belki gerçek bir sol için meydan açıla bilir, sol şeridi tamamen işgal etmiş CHP’nin artık Akçakoca’da Fikret Albayrak sayesinde hep “sağ”da duracak olması sebebiyle.