Bu yazıyı okursanız, bir sonraki yazıyı daha iyi anlayacaksınız!
Merhaba sevgili Akçakocalılar… Fazla vaktinizi almadan kısa bir olay anlatacağım…
Yerel seçimlerin üzerinden aylar geçti. Ne diyorduk o gün? Bıçak sırtı bir seçim olacak! Sonuçlar şaşırtmasın! Kazanan az farkla kazanacak! Dediğimiz de oldu. Bir aday 250’den az oy farkla kazanarak Akçakoca’nın 5 yıl boyunca başkanı olmaya hak kazandı…
Bunu neden anlattım? Çünkü devamında o dönem yaşadığımız bir anıdan bahsedeceğim size…
Seçimlerin gerçekleşmesine az bir süre kalmış ve Fikret Albayrak Akçakoca’da Çınar Caddesinde bulunan 1010 Cafe’de konuşma yapmaya gelecek. Gazeteci olarak sadece ben oradayım. Aslında vatandaş olarak oradayım. Albayrak gergin bir şekilde konuşma yapacağı alana geçti. Bende en arkaya oturdum. Yanıma CHP yönetiminden ismini özür dileyerek şuanda anımsayamadığım birkaç hanımefendi oturdu. Bir de Fikret Bey’in eşi Emine hanım…
Ben biraz daha muhalif bir tavır takındığım için aslında geçmişten tanıdığım bu insanlarla biraz mesafeli biraz da resmi bir sohbete giriştik. Beni tanıyorlar, bende kendilerini tanıyorum fakat farklı fikirlerin doğruluğuna inandığımız bir dönemdeyiz. Sohbet artınca benim kendimi anlatabilme ve niyetimi söyleyebilme fırsatım doğdu.
O dönem bir sahte hesabın benim olduğuma dair bazı yalanlar söylenmiş uzun süre gündem bununla meşgul olmuştu. Sonra o hesap istediğini almış, o dönem bütün moralimizi ve konsantremizi bozmuştu. Neyse oraya da geleceğiz…
Sohbet esnasında Emine hanıma dönüp gayri ihtiyari şunları söyledim.
- Emine hanım. Bir dönemden geçiyoruz ve işimiz gereği bazı yazılar yazıyoruz. Bunları yaparken kimseyi kırmak niyetinde değiliz. Eşinizin siyasi konumu ve adaylığı sebebiyle bu tavrımız. Asla sizi ve ailenizi üzmek değil. Zaten aday olmasa eğer siyaset yapmasa tüm bu olaylar yaşanmaz, dışarıda sosyal hayatta da kendisiyle iletişimde olurduk.
- Sizi ve ailenizi hedef alan bel altı bir haberi asla kaleme almadık. Bununla birlikte hiçbir sahte hesaba da erişimimiz yok. Ama yine de yazdığımız haberlerin sertliği ve derecesi sizleri üzüyorsa biraz daha dikkat etmeye çalışırız. Niyetimiz asla kötü değil.
Kendisi de söylediklerimizi çok kibar bir şekilde dinledi. Medeni bir sohbet sonunda oradan ayrıldık.
Şimdi bu hikayenin önemi nedir? Siyaset ve medya ilişkisinin derecesi ne derece sert olursa olsun tavrımız olaylarla ve olayların öznesi kişilerledir. Aileler, arkadaşlar ve söz konusu habere konu olan kişinin yakınları asla habere dahil edilmemeli…
Biz böyle yapmaya dikkat ediyoruz. Ettik de!
Şimdi bir sonraki yazımda vereceğim isimler maalesef bunu gerçekleştiremedi. Geçmişte yaşanan siyasi olaylar sonrası sosyal hayatta; ailemizin yanında yanlış bir tavır takındı ve yanlış kelimeler kullandı. Orada yanlış bir hareket, geri döndürülemeyecek fiziksel bir hata yapmamak için susmak zorunda kalmıştık.
Şimdi konuşma zamanı geldi…
Bir sonraki yazı da geçtiğimiz günlerde yaşanan ve belediyeyi de kapsayan uyuşturucu skandalı olayının öncesini, sonrasını her şeyini isimleri sansürlemeden paylaşacağım. Kim dahil olduysa, olay nasıl yaşandıysa öğreneceksiniz.
Küçük bir not. Bu yazıların devamı gelecek. Hepinizle ilgili anlatacak hikayelerim olacak… Herkes sıranın kendisine gelmesini beklesin!
Kalın sağlıcakla…