Ergun Aşçı yazdı… ”Her yer Kaplandede!”
Gün geçmiyor ki, yalnız ve güzel ülkemde altın madeni araştırma ve işletilmesi ile ilgili moral bozucu bir haber çıkmasın.
Her yer Kaplandede yalnız ve güzel ülkemizin.
Kütahya’nın Murat Dağı köylerinde 1000 hektardan fazla ormanlık alanda altın madeni açmak isteyen Anadolu Export adlı şirket ÇED raporuna olumsuz kararı veren Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı yürütmeyi durdurması açmış.
Tam Akçakoca’nın “Sukut katliamcıları”na göre bir mazeret.
Sukut katliamcılarının önde gelenlerinden AKP Düzce Milletvekili ve AKP Akçakoca İlçe Başkanı Burhan İşleyen’ın kamuoyuna duyurabilecekleri bir mazeret.
Muhtemelen böyle bir mazeretten haberi olsa geçtiğimiz günlerde toplanan AKP İlçe Başkanlığı bu Kaplandede’de altın aranmasına dair böyle bir açıklamada bulunabilirdi.
Aslında en iyisi Ercan Öztürk, Burhan İşleyen gibi sukut katliamcılarının bundan sonra Kaplandede Dağında altın madeni aranmasında kamu menfaati olduğunu savunduklarını farz etmek.
Gerçi AKP hükümetlerinin hazırladığı yönetmelikleri göre bu menfaat çıkarılan altının %14’ü ile sınırlı ama onun içinde bir mazeretleri olabilir.
Yeni çıkarılan yönetmelikle bu oran %14’e çıktı daha önce %11’di önümüzdeki yıllarda kamu menfaatinin %1 oranında büyük bir artış(!) artış göstermesini bekliyoruz diyebilirler.
İptal edilen ÇED raporuna göre altın madeni işletilmeye başlandığında günde 475 ton yeraltı suyu kullanılacakmış.
Kaplandede’de maden arama ruhsatı verilmesine herkes sukut katliamcısı olarak kalsa bizim başımıza da gelecek olan bu.
Sarıyayla barajına ulaşan yeraltı suları kirlenerek baraja ulaşacak demek bu.
Musluklarımızdan zehir akacak demek bu.
Yeraltı sularının zehirlenerek Sarıyayla barajına ulaşabilecek olmasına karşı bir mazereti bulsa bulsa bir sağlıkçı olarak AKP’li eski belediye başkanı Cüneyt Yemenici bulabilir.
Bulabilir de inandırıcı olabilir mi?
Bana sorarsanız bulabileceği mazerete kendisi bile inanmaz!
(Sukut katliamcılarının arasında mümtaz(!) bir yeri var Cüneyt Yemenici’nin.)
Murat Dağında maden işletecek firma 2019 yılında iş henüz sondaj aşamasındayken 2000 ağaç kesileceğini söylerken iptal edilmesine karşı açtığı ÇED raporunda bu sayıyı yüz misli artırarak 200000’e çıkarıvermiş.
Sukut katliamcıları gibi hiçbir şey yapmasak bizim başımıza da gelecek olan bu.
Kesilecek ağaç sayısının 200000 çıkacağını öğrenen ve bu kesim işinden pay almak isteyenler tabii ki köylülere baskı yaparak karşı çıkmalarını engellemeye çalışacaklardır.
Ağaç kesimi işinden paralar kazanmayı hedefleyenlere sorsanız memleketlerini onlardan fazla seven de çıkmaz, nasıl bir sevgiyse bu artık.
Eski AKP Milletvekili ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in “sukut katliamcıları”nın vicdanlarını hitap edecek anlatımını da yazının sonuna koyarak umutsuzca bir çaba daha göstereyim:
“Konuşulması gereken zaman ve zeminlerde susmak veya susturanlara boyun eğmek, sadece ahlâkî bir problem değil, aynı zamanda Allah’ın gazabına uğramaya vesiledir.”